Jan 1, 2005
geceye asılı kalanlardan -2-

askılarda,
ıslaklar da...

hayat öyle bir manzara ki ,
binlerce askıya asılmış,
binlerce  obje.

geceye asılan yıldızlar,
toprağa asılan ağaçlar,
boşluğa asılan topraklar.

tutunamayanlar,
utanmıyor musunuz hala?

her şey tutunurken burda,

sokaklarda çocuklar tutunurken,
kaldırımlara.

aşklarda ayrılanlar tutunurken,
boşluğa.

utanmıyor musunuz?
tutunamamaya...

hayat öyle bir manzara ki,
binlerce askıya asılmış,
fotoğraf kağıdı.

karanlık bir odada, loş ışıkta belli
olan enstantaneler
bütünü.


Posted at 10:11 pm by troublepain
Comments (2)

Dec 30, 2004
geceye asılı kalanlardan -1-

kalbimden i
                n
                 e
                   r
                    d
                      i
yolcular...




          a
         n
        a
hep(s)i

(b)azıları
   a
    n
     a

sana uçmak,
bana        d
           k    ö
            e    n
              m


Posted at 01:09 am by troublepain
Make a comment

Dec 17, 2004
konstanistanbul

yıllardan
bir dört beş üç
mevismlerden
bahar

sekiz bin
insan
surların içinde
saklı

çocuklar
kadınlar
korkak yaralı

günlerden
iki sekiz
mayıs

yerlerden
hagia sophia

ilahilerden
sessizlik

şehirlerden
karanlık

beklentilerden
ölüm

kaçışlardan
acı

keopatralardan
biri açık

türklerin
yolu açık

romadan
çöküş

çalardı.

Posted at 01:27 am by troublepain
Make a comment

Dec 14, 2004
bir kedim bile yok

belki sehre bir film gelir,
kör olur izleyemem,
iklim değişir akdeniz olur,
yaşayamam.

Posted at 12:37 am by troublepain
Make a comment

Dec 13, 2004
bir cesaret meselesi


hamlet'te shakespeare keşfetmiş, olmak ya da olmamak?

bence

sevmek ya da sevmemek?

korkaksın, korkaksın.


bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem
alay edip güler misin?

yoksa

söyletmez misin?

keşke alay etseydin, tersleseydin de...

neyse.

martıları izle sen,
koridorlarda dolas.

iyisin, iyi.


 doğum günün kutlu olsun batu...



Posted at 11:35 pm by troublepain
Make a comment

Dec 12, 2004
bitti mi?

susam sokağında,
birini gördüm.

mavi ülkeler diyarında,
ilk seni öptüm.

biberi ilk senin elinden,
yedim.

sarı günlerde,
seni aradım.

kırmızılar da kendimi.

yeşil ışıkta geçmek istediğimde,
bana çarpan araban.

martıları sayarken,
küstürdü beni.

Posted at 01:29 am by troublepain
Make a comment

bitmez çocuk

uyku...
uyku,
diye bağırdı çocuk.

çocukluğunu aldılar,
gecelere sattılar,
satamaz ki şeytan,
seni içinden kaçırdılar.

gece...
gece,
diye bağırdı çocuk.


Posted at 01:25 am by troublepain
Make a comment

Dec 7, 2004
bir akşam üstü...

Uzun zamandır yazmadğım kendimle ilgil bölümlere geri dönüyorum galiba, simdi efendim bildiginiz gibi kıs geldi ve artık aksam üstleri ilkbahardaki sonbahardaki gibi güzel degil, kim memnun bundan?

bundan memnun olanları tanıyorum, akşam üstleri kimilerine acı verir... çünkü çok buruk bir noktadır o, kavuşma noktası.

bir de bazıları vardır, onların da gözleri bir akşam üstü gibi gelip geçer... bakarsın sadece...

iyi değilim biliyorum, ama kötü de değilim, sürüp giden bu yaşam çokgeninde sadece köşegen sayım artıyor gün be gün ve ben böylece daha çok bölünüyorum bilmesenizde...

hayata bazen yandan bakmak gerekir, yandan kıyıdan yaklaşmak gerekir... açılırsa denize boğulursun, çıkarsan karaya vurulursun...

ama cesedim çoktan yatıyormuş zaten kumların üstünde benden habersiz, ben dolaşırken semada o yerde...

o yüzden vücudum parça parça.

bir sahil kenarında benden bir tane ama ben günbegün onsuzlaşıyorum günbegün bensizleşiyorum.

şimdi bunlar ucuz cümleler belki hani Cezmi Ersöz gibi biraz, böyle ağdalı kelimeler falan, hissediyorum sadece, samimi miyim? açıkçası ben bilmem, o bilir tavrındayım, o mu kim? bilmelisin.

gel ver elini bana
bak başladı balo

kaçırmamalı dansı
ellerini ver bana
müziğin ritmi
atıyor kalbimle
ellerim yanıyor
ateşinle

korkma bitmez bu parça
eksik notası varolmadıkça

istersen bitmez bu masal
yanlız son notayı koyarsan




 


Posted at 09:53 pm by troublepain
Make a comment

Dec 6, 2004
yanar döner

mutluluktan uçsam
dört bir yana - kalbim sana
beynim ona, ellerim şuna
gözlerim buna-

parça parça olsam,
üstünüze dağılsam,
gözlerinizin önünde parıldasam,
yok olsam.

biliyorsunuz ya -düşerim-
biliyorsunuz ya -gülerim-
e ben ağlarım da tabi...

şimdi ben nerdeyim?
bilebilir misin?

belki söndürdüğün sigaranın
ucunda -yanar durur-

belki yüzünü yıkadığında
aynaya sıçrayan su damlası -nemli-

belki de sevgilini öptüğün zaman
o bir dudaktan diğer dudağa geçen
salyayım - ateşli -

ben ya yanarım,
ben ya sönerim,
ben de bazen dönerim,
kimi zaman da yanar dönerim.


Posted at 12:19 am by troublepain
Make a comment

Dec 5, 2004
yara bere

olmanın sınırları içinde kaybolursun ya,
gözlerinin içinde kaybolup,
aynaya saatlerce bakmak gibi...

gözlerin seni tanımaz, - gözler(in)-
kulakların seni duymaz, kulaklar(ın)
yok olanlarla, var olanlar arasinda
bir yerdesindir işte..

bir damla gözünden aşağı,
öyle bir iner ki taşıymaz yer,
bir bakarsın heryerini kaplamış,
boğulup gidersin.

hani derler ya,
"hani derler ya"
diye,
aslında
bilmezsin
kim demiş?
neden demiş?

şansını zorladığında,
içinde kalan üç parça,
çıkarsa karşına,
böler misin onları da?

sorular, sorular
değil mi?
hep sorular...
ardında sorunlar...
sonra sorgular...

en sonunda ise sargılar...
yaralarının üstünde...
yitik aşklarından sargılar.



Posted at 01:24 am by troublepain
Make a comment

Next Page





   
<< January 2005 >>
Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
 01
02 03 04 05 06 07 08
09 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31

reshiningfor
nomad
vagrant
copain
equilibrum
fithill

Ucuncu-Goz
Eksi Sozluk
troublepain-deviantart

Listed on BlogShares

Contact Me

If you want to be updated on this weblog Enter your email here: